Gündem
Iğdır Küçük Millet Meclisi Forumunun Bu Ayki Konusu Sigara, Uyuşturucu ve Bağımlılık Maddeleriydi
09 Şubat 2010 Salı 23:47 
“ İl Temsilciliğini Doğuş Gazetesi Sahibi Murat Akkuş’un yaptığı Iğdır küçük Millet Meclisi Forumu Şubat ayı toplantısı Iğdır Sanayi ve Ticaret Odası Meclis Salonunda yapıldı. 6 Şubat 2010 tarihinde saat 13.00’da başlayan toplantıda yerel konu olarak, „
“ilimizde Sigara, Uyuşturucu ve Bağımlılık Maddelerle mücadele” konusu ele alınırken genel konu olarak ta TKMM’lerin bu ay için belirlediği genel konu olan “Sivil Vesayet, Askeri Vesayet ve Anayasa” konusu görüşüldü.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Iğdır kMM forumu girişimcisi Murat Akkuş, yeni katılımcılara kısaca TkMM’leri anlattı. Akkuş, salonu kendilerine tahsis eden ITSO Başkanı Kamil Arslan ve yönetimine teşekkür ettikten sonra, görüşülecek konuları açıkladı ve her ay bir sivil toplum temsilcisinin platformu yönetmesi kararına binaen Iğdır Eğitim-Sen İl Temsilci Efrahim Tabak’ı toplantıyı yönetmesi için divana davet etti.
 
Eğitim-Sen İl Temsilci Efrahim Tabak’ın yönetiminde başlayan toplantıda  “ilimizde Sigara, Uyuşturucu ve Bağımlılık Maddelerle mücadele” konusunu Sigara ve Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Dr. Mehmet Kum konuşmacı olarak katılırken, “Sivil Vesayet, Askeri Vesayet ve Anayasa” konusunda ise Av. Dilek Sağban bir sunum yaptı. 

Toplantıda ortaya konulan tespit, görüş ve önerilerden önce foruma katılan katılımcıları sıralayacak olursak;1-Efrahim Tabak (Iğdır Eğitim-Sen) 2-Iğdır eski belediye başkanı Orhan Ağırkaya (Mimarlar Odası) 3-İsa Bilir (İşçi Emeklileri Derneği) 4-Mehmet Sıdık Kaman (Yol-İş sendikası) 5-Mehmet Gülbey (Çiftçi Koruma Derneği başkanı ve Beleidye Meclis Üyesi) 7- Göksel Gülbey (Asim-Der Başkanı) 8- Mahmut Şek (Ak Parti eski İl Başkanı) 9- Av. Bekir Can (Iğdır Barosu ve Ak Parti Tuzluca İlçe Başkanı) 10- Dilek Sağban (Iğdır Barosu) 11- Metin Bilir (Avrupa Araştırmalar Merkezi Proje Ofis Başkanı) 12- Umut Yılmaz (Aktif İş Adamları Derneği) 13- İsmail Demirel (İş Adamı) 14- Ahmet Karakuş (DSP İl Başkanı) 15-Zehra Akay (Yeşil Iğdır Bedensel Engelliler Derneği ve DSP Kadın Kolları Başkanı) 16- Kinyas Hun (İnşaat Mühendisi) 17-Murat Yikit 18-Nihat Akkuş 19-Filiz Aras (Öğrenci) 20- Murat Akkuş (Iğdır kMM forumu girişimcisi)
 
Toplantıda ilk olarak yerel konuda “ilimizde Sigara, Uyuşturucu ve Bağımlılık Maddelerle mücadele” konusunu Sigara ve Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Dr. Mehmet Kum bir sunum yaptı. Eğitimle Kaliteli yaşama bilincinin altını çizen Dr. Kum özetle şunları söyledi: “Madde kullanımı; bireyin, santral sinir sistemi üzerinde hoşnutluk yaratıcı etkisi nedeniyle herhangi bir bağımlılık maddesini kullanmasıdır. Kullanım kişinin özdenetimini etkileyip, özgüllüğünü ortadan kaldırmak suretiyle yeni tutum ve davranışların oluşmasına yol açmakta ve böylelikle uzun dönemde biyolojik temelde gelişen kapsamlı bir soruna işaret etmektedir. Bu sorun madde bağımlılığı sorunu olup biyolojik olduğu kadar bireysel ruhsal ve toplumsal katılımcı unsurların da etkileşmesiyle tümleşik bir yapı özelliği kazanmaktadır. Dolayısıyla sorunu çok boyutlu tanıyıp çok yönlü değerlendirmek gerekir. Bu değerlendirme bir yandan etiyolojik açıklamalara yönelirken diğer yandan tanı, tedavi, önleme ve esenlendirme gibi en temel yordamları da barındırmaktadır.

Bağımlılık yapan maddelerle mücadele etmek için alınması gereken önlemlere gelince; Anayasamızın 58. maddesinde ön görüldüğü üzere gençliğin uyuşturucu madde kullanımına karşı korunması devlete yükümlülük getirmiştir. Ailenin tek başına koruyucu öğe olamayacağı, çocukların ve gençlerin yetişmesinde sosyal destek sistemi içerisinde yer alan tüm kurumların sorumluluğunun ortak olduğu işlenmelidir.

- Madde bağımlılığı tedavisi konusundaki açıklamalarda aşırıya gidilmemeli (tedavisi yoktur ya da tedavisi kolaydır gibi) bağımlılık tedavisinin özel uzmanlık işi olduğu ve özel yerlerde yapılacağı belirtilmelidir.
-  Bazı maddelerin bağımlılık yapmayacağı şeklindeki konuşmalara yer verilmemelidir.
-  Uyuşturucu kullanan bireyler saklanılmamalı, aksine tedavi görmeleri ve bu yanlıştan vazgeçmeleri için güvenlik güçleri ve ailelerine haber verilerek uyarılmalıdırlar.

Sonuç olarak yaşları gereği her türlü yönlendirmeye açık olan çocukların ve gençlerin olumsuz etkilerinden korumaya çalışmak; yalnızca hekimlerin, hukukçuların, Güvenlik güçlerinin, Uyuşturucuyla Mücadele Alt ve Üst Kurulları’nın değil tüm vatandaşların görevi olmalıdır” dedi. Daha sonra söz alan katılımcılar ilimizde sigara, uyuşturucu ve bağımlılık yapan maddeleri kullanan gençlerin rehabilite edilmeleri gerektiğini belirttiler. Ayrıca ilimizdeki terk edilmiş binalarda, parklarda tiner ve balli koklayan gençlerin aileleri uyarılmalı. Olmasa tedavi ve rehabiliteleri için ilgili kurumlar sorumluluklarını yerine getirmeliler denildi. Yanı sıra aile planlamasına değinilerek parçalanmış ailelerde çocukların başıboş kaldığı ve suça meyilli potansiyel tehlike olarak sokaklarda dolaşan gençlerin yaratacağı olumsuzluklara engel olmak için şimdiden bir şeyler yapılmalıdır. Bu illetlerle mücadele için güvenlik güçlerine yardımcı olunmalı, bu tür madde bağımlılarını korumak ve kollamak bunlara yapılan en büyük kötülük olacaktır. Ailelerde madde bağımlısı çocukları gizlememeli tedavileri için gerekeni yapmalı, çocukları izlemeli arkadaş çevrelerine ve harçlıklarını vermede aşırı rakamlardan kaçınılmalıdır. Şeklinde görüş ve belirlemeler tutanağa geçildi.

“Sivil Vesayet, Askeri Vesayet ve Anayasa” başlıklı genel konuda ise Av. Dilek Sağban bir sunum yaptı. Iğdır Barosu avukatlarından Dilek Sağban özetle şunları ifade etti: “Türkiye'nin demokratikleşmesinin sivilleşmeye bağlı olduğunu; sivilleşmenin demokrasinin olmazsa olmaz ve vazgeçilemez koşulu olduğunu asla unutmamamız gerekiyor. Türkiye'nin meselesi, artık sivil ve asker bürokrasinin hâkimiyetini tahkim edip pekiştirecek darbelerin önünü bir daha gerçekleşmeyecek biçimde kesmek, buna karşılık 'Hâkimiyetin Kayıtsız Şartsız Millete' ait olduğunu şüphe götürmeyecek biçimde restore edecek sivilleşme kararlarını alıp hayata geçirmektir. Şunu unutmamak gerek: Askerî Vesayeti tahkim etmenin tek yolu Politik toplumu (ve onun yaptırımcı ve ideolojik aygıtlarını) egemen kılmaktan geçiyorsa, Sivil vesayeti önlemenin tek yolu, Sivil toplumu Demokratik hayata egemen kılmaktan geçer. Sivil vesayeti önleme, Askerî vesayeti devletin yaptırımcı ve ideolojik aygıtlarıyla tahkim ederek değil, sivilleşme ile gerçekleşir. Sivil vesayetin panzehiri, Sivil Toplumdur. Herkes yeni bir anayasa görüşünde hem fikir. Bu anlamda toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla yeni bir anayasaya ihtiyaç vardır. Ülkemizde her şey kanunlarla belirlenmiştir. Bu nedenle daha demokratik yasalarla demokrasi yolunda yeni demokratik adımlar atılarak ülkenin muasır medeniyet bir seviyeye doğru önü açılmalıdır” dedi.

Daha sonra söz alan konuşmacılar bu hususta görüşlerini beyan ederek, ülkenin yeni demokratik bir anayasaya kavuşturulması görüşünde birleştiler.
Bu sitede yer alan bilgiler www.IGDIRLI.com adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.