Metin YILDIRIM
Iğdır’a Üzülmek
29 Ocak 2010          999 kez okundu.         Yazar E-posta:
“ Üzülmemek elde mi? O güzelim Iğdır’ımız, kaç gündür basında “terör” ve “teröristlerle” anılıyor. Güneydoğu’ya has görüntülere, Serhat Iğdır’ımızda rastlamak gerçekten üzücü. Toplu gösteriler, ellerinde taş, sopa ve bıçaklarla dükkan camı kıran tanımadığımız göstericiler… „
Sahi, kim bunlar?  Üç  beş  tane  tanıdık  sima  dışında, dükkan  camı  kıranları  kimse  tanımıyor. Milletvekilimiz  gibi,  göstericilerimiz de diğer  şehirlerden  ithal  edildi.  Daha  birkaç  gün  önce, mitinge  katılanların fotoğrafını  çeken  polisler, linç  edilmekten  son  anda ve  havaya  ateş  ederek kurtuldular.

Nasıl  bu  hale  geldik? Etrafı  yakıp  yıkanlar  kovalıyor,  polis  kaçıyor.  Yüzlerce kişilik  çevik  kuvvet  ekibi,  çelik  kalkanların  arkasına  sığınmış, gelen  taşlardan  kendini  korumaya  çalışıyor. İyi de, vatandaşın  çelik  kalkanı  yok  ki!... Vatandaş  kendini,  evini  ve  iş  yerini  nasıl  koruyacak? Ya  da vatandaşı  kim  koruyacak?  Her  an  görevden  alınma  korkusu  yaşayan,  eli  kolu  bağlanmış  polis mi?  Yoksa, kozmik  odasına  girilen  asker mi?

Vekilimiz polis müdürüne parmak  sallayarak:

 “Ben  senin  başbakanına  bağırırım”  diyor.

Polis  müdürü,  sus pus!... 

Sonra sokaklara  dağılan  göstericiler, etrafa  saldırıyor.  Dağıtılan  iş  yerlerini  toplamaya çalışanlar, canını  kurtarmaya  çalışanlar, ve  seçimlerde  yaptığı  hatayı  hala  anlayamayan,  olayları  perde  arkasından  izleyen  TÜRKLER  ve  KÜRTLER… Kısaca herkes  tedirgin.  Türkler de  tedirgin,  PKK lı  olmayan  Kürtler de…

Devlet  vatandaşını  yalnız bırakmış  görüntüsü  veriyor. 

Devletine  güvenini  yitiren vatandaş, içinde yaşadığı  topluma da güvenmez.  Sosyal  travmalar  yaşayan  toplumlara ait  tüm  değerler, “YOK OLMA”  tehlikesi  ile  karşı  karşıyadır… Sosyal  bıkkınlıkla  beraber,  milli, manevi ve kültürel  tüm  değerler önemini  yitirir,  yabancı hayranlığı öne  çıkar.

Türk  Milleti,  şimdi  bu  tehlikeli  sürecin  tam  ortasında  bulunmaktadır.  Kendi  kabuğuna çekilen Iğdırlılar da,  bu  “travmatik süreçten” etkilenmenin  sıkıntısını  yaşıyorlar.

İyi de, Iğdırlıların  bu  sürece katkısı  yok mu?  Hem  genel,  hem de  yerel  seçimlerde  bölünen  oylar,  şimdi  gelinen  noktanın başlangıcı  değil mi?

İlle de  BEN!... İlle de  BEN!....  Ve,  “İlle de BEN”  şakşakçıları….

İşte  sonuç…

“İlle de BEN”  diyenler, ve şakşakçıları, şimdi  mutlaka  pişmandırlar.  Ama, atı  alan Üsküdar’ı  geçti… “İlle de  BEN”  diyenler  her  zaman  olabilir. Olacaktır da… Ancak, onların  peşine  takılanların  vebali  çoktur.  Onlara, “korkma  arkandayız”  mesajı  vermek,  Iğdır’a  yapılan en  büyük haksızlıktır.

Televizyon  ve  gazetelerde  çarşaf  çarşaf terör  haberleri  ile  anılmak  yerine, elmamız, karpuzumuz,  Melekli  Şalağı ve  diğer  güzelliklerimiz ile  anılmak  daha  güzel  olmaz  mı? 

Elbette  güzel  olur…

Öyleyse, yapılan  hatalar  onarılmalıdır. 

Terör  haberleri  Iğdır’a  yakışmıyor… 

Hem de  hiç…

Bu sitede yer alan bilgiler www.IGDIRLI.com adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Igdir Reklam verin
geri
geri
Araçlar
Copyright © 2010 Iğdırlı Medya Grubu Tüm hakları saklıdır.
IĞDIRLI.COM Yerel Haber, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı.