Ziya Zakir ACAR
Çanakkale Zaferi
01 Mart 2010          197 kez okundu.         Yazar E-posta:
“ Öyle bir koşuştu ki; ölmezliğe Kaynar havaydı göğüslerine dolan Alevlerdi; keskin, acı ve bıçkın, Mehmetçikler hücumdaydı. Zafer yeriydi „
Bir nefeslik yakın…
Topçu ateşiyle dalların yandığı an,
Yükselen bir şeydi büyük,
Göklere duman duman.
Kutsal duygularla
Doluydu benlikleri
Cansız gövdeleri,
Yamaçlara bırakıldığı an
Çanakkale’den genişliyordu,
Çanakkale:
Alemleri yaratan Yüce Allah’ın kullarına bütün güzellikleriyle bahşettiği tabiatıyla, havasıyla insanı büyüleyen vatan parçası.
Asya ile Avrupa’yı bağlayan boğazın iki yakasında yayılan coğrafyasıyla övünülen güzellikler diyarı.
Memleketlerin beşiği, her türlü güzelliğin canlı sergisi.
Atalarımız Süleyman Şah komutasında sallarla Rumeli’ye geçtiği mekan.
Osmanlının ilk donanmasının kurulduğu dağların boğazla yarıldığı, görenlerin gönülden vurulduğu tabiat harikası.
Doğuda Güvenalan ve Sinekçi ile başlayıp güneyde Küçükkuyu ile Anadolu’nun batıdaki ucu.
Boğaz ve Saroz körfezi arasındaki en kritik ve en stratejik bölgesi.
Çanakkale:
Seni öyle yazıyla, sözle anlatmak kolay değil. Çok zor. Seni yazmak, okumak sıradan olur. Seni yaşayarak, gezerek, havanı içlere sindirerek öğrenmek her Türk vatandaşının görevi. Çünkü sende insanları büyüleyen manevi bir hava vardır.
Atam Fatih Sultan Mehmet devletin güvenliği için yaptırdığı kalp şeklindeki “kilit bayır” yani denizin kilit kalesi ile Sultaniye kalesi karşılıklı olarak seni söylüyor.
     Tarih boyunca hiçbir millete nasip olmayan ve yüce Türk milletinin kahraman evlatlarınca yaratılan bir büyük mücadelenin, şairin ifadesiyle,  Bedr’in aslanlarının kükrediği ateşten bir imtihandır Çanakkale… Kınalı kuzuların gül bahçesine girercesine şahadete atıldığı bir yerdir Çanakkale… Çanakkale, öyle bir mücadeledir ki, asırlardır yorgun düşmüş bir milletin, milli mücadelesinin önemli bir safhasının teşkil etmiş;  Gelibolu’da yarattığı Atatürk’ü milletin geleceğe ait vazgeçilmez önderi yapmıştır. “Ben, size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler, başka komutanlar geçebilir.” İşte Atatürk’ün bu sözü Çanakkale Zaferi’ni yaratan inancın göstergesidir.
     Bu inançtır ki esaret zincirini boynuna takmamış, bağımsızlığı namus ve şeref addetmiş bir ulusun istiklal ve onurunu kurtarmıştır. Türk’ün ateşten gömlek giydiği bu var olma mücadelesinde yüce Türk milleti topuyla, tüfeğiyle, kanıyla bayraklaştırmak istediği bağımsızlığı, karşısındaki muazzam güce rağmen, yılmadan ve fedakârca kazanmıştır.
  Çanakkale Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini alırken, kurtarıcı ve yüce kişiliği ile gelecek yüzyılları aydınlatacak olan Mustafa Kemal gibi bir güneşi ortaya çıkarması açısından da ayrı bir önem arz etmektedir.
Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan binlerce şehit ve gazilerimizi şükranla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Bu sitede yer alan bilgiler www.IGDIRLI.com adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Igdir Reklam verin
geri
geri
Can Azerbaycan - 01.03.2010
Gaziler Günü - 08.03.2010
20 Ocak ve Karanfiller - 08.03.2010
Çanakkale Geçilmez - 18.03.2010
Iğdır’ı Sevmek - 10.06.2010
Araçlar
Copyright © 2010 Iğdırlı Medya Grubu Tüm hakları saklıdır.
IĞDIRLI.COM Yerel Haber, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı.