Yeşil ceketinin altına giydiği entarisine, nice öğrencilerin göz yaşlarından motifler çizen Bağdo HALA...
Birinci sınıfta altına yapandan, okulun A'dan Z'ye her şeyi ondan sorulurdu.
Elindeki şivgeyi (sopa) bir salladı mı, onun kurallarına meydan okumak imkansızdı.
O şivge sallanırdı ancak kimsenin kafasına inmezdi.
Adeta bir izci bandosunun şefi kıvamında sallardı o şivgeyi.
İster benim dönemimdeki okul arkadaşlarım olsun, isterse bizden önceki ve sonrakiler...
İnanıyorum ki, bu satırları okudukça içleri buruk buruk oluyor.
Herkes öğretmenleri saygıyla anar elbette.
Peki, ya bizler?..
Bizler de öğretmenlerimizi anarken, yeşil ceketli Bağdo Halamızı anmayacak mıyız?
Bağdo Hala ve de Bağdo Hala gibi daha nice eğitim emekçilerini hatırlamayacak mıyız?
Hani şu ilkokuldan üniversiteye kadar her okuduğumuz sınıfı temizleyenler, sobaları yakanlar, zilimizi çalarak bizi içeri sokup dışarı çıkaran emektarlar var ya onları işte.
Okulların en sevimli insanlarını...
İster kadın ister erkek olsunlar... Şu öğrenci dostu çalışanlarını...
Elbette ki, anacağız ve de onların aramızdan ayrılanlarına rahmet, yaşayanlarına da sağlık ve de mutluluklar dileyeceğiz.
Söz Hukuktan Açılmışken...
Sevgili hemşehrim Akay Aktaş, çok yerinde bir tespit yaparak, ''
Mevcut Anayasa'yı tanımayan ve de siyasi partilere yandaş ve de yalakalık yapanlardan hukukçu olmaz'' demişti.
Bizde kendisine hak vererek; '' Evet, eğer o hukukçu Iğdırlı ise olmaz olsun, her dönemin adamı, yanar döner hemşehriler olmaz olsun, kendi çıkarı için gündeme gelen ve de nice kılıktan kılığa girerek nice şovlar yapan insanlar Iğdır'dan uzak olsun. Hele hele hukuçu geçinerek, yargıyı bir siyasi partinin yandaşı yapma eğilimindeki sözde hukukçu hemşehrilerimiz hiç olmasın!.. Yandaş yargı yaratma güdüsüyle ortalığa çıkarak üfürükten demokratlık narası atanlar da dolaşmasın, onların cahil taraftarları da!..'' Dedik.
Ve de o arada bir de kısaca ''Bağdo Hala'nın Adaleti''ni yazdık. Kimi okuyuculardan gelen istem üzerine yeniden yazıyoruz elbette.
Melekli'de Bağdo Hala Adaleti
Melekli'de İlkokul beşinci sınıfta bitirime sınavlarındayız (1961) ; Mevsim yaz başlangıcı olunca, sözlü sınav yapılan sınıfların penceresi de açık oluyordu.
İçeri giren arkadaşlara neler sorulduğunu, arkadaşımızın nasıl cevap verdiğini o pencerelerin altından sessiz sessiz dinlemek çok zevkliydi elbette.
Elbette ki, Bağdo Hala'nın yeşil ceketi görününceye kadar...
Elindeki şivgeyi sallarken çıkan ıslık sesi duyuluncaya kadar...
Yine öyle oldu; bizler de o anda pencereden uzaklara kaçıp oturduk.
Bir de baktık ki, bizim Bağdo Hala yanımıza geldi.
Her zamanki haliyle; sert sert bakışlarının altından başladı konuşmaya; '' Bana bakın, imtahana girenlerin sesi salonun kapısına da geliyor.
Kimin bilerek doğru cevap verdiğini, kimin de gezel okuduğunu iyi biliyorum.
Vallahı ben olsam o gezel ''gazel'' okuyanlara asla pekiyi vermem. Hiç çalışanla çalışmayan bir olur mu? Tamam not alsın ama pekiyi almasın.
Çalışmışsa hakkı var, çalışmamışsa hakkı yoktur. Bu çocuklara bunu öğretmek lazım.'' dedi. ve yanımızdan uzaklaştı.
Evet, şimdi o Bağdo Hala'yı saygı ile anıyoruz.
Bağdo Hala'yı ve de kimlerin gezel okuduğunu iyi bilen herkesi...
Çocuk beynimize haklı haksız kavramını kazıyan insandı Bağdo Hala...
Henüz çocuk yaştaki beyinlere adaleti yazan insandı Bağdo Hala Hazreti Ali'de; '' Ey insanlar!.. Eğer hakkınız elden giderse, unutmayın ki, onurunuz da elden gider'' demişti.
Onursuz yaşamaktansa ölmek daha iyi değil mi?
Onurlar oraya buraya ipotekli olursa hiç hak kavramı gelir mi gündemlere...
Onur da yerlerde... Hak da... Hem de sürüne sürüne... Hem de yara bere içinde.
Onun için diyoruz ki, kula kul olmaya HAYIR!..
Teslimyeti Allah yerine kula yapanlara HAYIR!..
Kendi çıkarları için yalan konuşmayı adet edinenlere HAYIR!..
Gerçek adaletten uzaklaşarak, her önüne gelene zulüm edenlere HAYIR!..
Haklıyı haksız, haksızı haklı yapan; yandaş, yalaka, yağcı, çıkarcı, yanar-döner cinsinden her insana HAYIR!..
Bilerek ya da bilmeyerek, birilerinin kuyruğuna takılarak, o birilerini zalim tahtına oturtanlara HAYIR!.
Açlığa, yoksulluğa, savaşa, sömürüye, yalan ve de tüm talanlara HAYIR!
İŞTE BAĞDO HALA ADALETİ:
''HİÇ HAKLIYLA HAKSIZ BİR OLUR MU?''
''BUNU ÇOCUKKEN HERKES BİLMELİ!..''
Bilmeli ki, hukuku bir yerlere peşkeş çekenlere ''HAYIR'' demeli.
Bilmeli ki, gerçeği söyleyenlerle, gezel okuyanları iyi tanımalı.
BAĞDO HALA'NIN DEDİĞİ GİBİ; GEZEL OKUYANLARA ''HAYIR'' DEMELİ.
GAZETECİ
HASAN TUFAN
tufanmedya@gmail.com