19 Ocağı 20 Ocağa bağlayan gecenin bir yarısı yatağından fırlayan Azerbaycan Halkı Azatlık Meydanı'na yığılır. İşgal tanklarının üzerine bedeniyle yürür. Yegane silahları canlarıdır. Tanklara ve zırhlı işgal askerlerine karşı canlarıyla vuruşurlar. Çünkü Azerbaycan Türkleri kararlı, ne pahasına olursa olsun bu gün onlar için bağımsızlık günü olmalıydı.
Bir gün içinde 170 can düşer Azatlık Meydanı'na. 87 yaşındaki Babayeva Süreyya Latifkızı'ndan, 15 yaşındaki Huseyinov Neriman Velioğlu'na kadar 170 can… Bu canlar Azerbaycan'ın bağımsızlığı hürmetine düşer toprağa.
Mehmet Emin Resulzade'nin dediği gibi;” BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ!” Azerbaycan halkı bağımsızlık yolundan vazgeçmez. Neye mal olursa olsun Azerbaycan bağımsız olacaktır. Her yerde 3 renkli bayrağımız dalgalanacaktır. Gün bağımsızlık günüdür. Ama bu kararlılık Azerbaycan halkına çok pahalıya mal olur. Gözü dönmüş katil Ruslar, kadın, erkek, genç, ihtiyar, çoluk, çocuk demeden çoğunluğu kadın ve çocukların oluşturduğu savunmasız insanları sırf vatanını savunuyor diye, acımasızca katletmişlerdir.
Azerbaycan da bu insanlık dışı katliam yapılırken Cihan pehlivanlığına soyunan ABD, Rusya’ya yol veriyor, diğer yandan da Irak operasyonu için tasdik sözü alıyordu. Öte yandan yaralı bir kedi için bile helikopter kaldıran Avrupa ülkeleri, Azerbaycan da yüzlerce sivil Türk, tanklar altında can verirken Rusları cesaretlendiren siyaset güdüyorlardı. Ama her şeye rağmen Azerbaycan destan yazıyor, 1 yaşından 100 yaşına kadar herkes vatan savunmasında ve diğer yanda katliam…
Biz Türkler, yapılan bu katliamı kınıyor kahramanlığı da alkışlıyoruz. Bu vesileyle 20 Yanvar 1990’da canlarını seve seve veren şehitlerimizi saygı ve şükranla anıyor, Yüce rabbimden bu uğurda can veren şehitlerimizin ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylemesini canı gönülden diliyorum.