Bu tür manzaraları her dönem gördük. Iğdır’ı mevki makam için satanları bir koltuk uğruna neler yapanları… Seçimi kazanmayacağını bile bile aday olup Iğdırlıyı ağlatanları bayıstlık edenleri çok gördük çok…
Yeri geldiğinde toplumun lideri olduğunu belirtip mangalda kül bırakmayanların liderlik vasfını taşımadıkları elini taşın altına koymadıkları “Önce Iğdır sonra ben demediklerini de ”gördük…
Rahmetli Elçibey, Suret Huseyinov denilen KGB ajanının Bakü’ye askerleri ile gelince “İstediğin koltuk ve makamsa buyur senin olsun yeter ki Azerbaycan’ın birliği bozulmasın Yeter ki kardeş kanı dökülmesin ”diyerek Cumhurbaşkanlığı makamını bırakacak kadar Azerbaycan’ı sevdalısıydı. Çünkü o önce Azerbaycan sonra ben demiştir. Tıpkı Atatürk’ün “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” sözü gibi…
Maalesef Iğdır’da yıllarca seçilmişlerden “Söz konusu Iğdır’sa gerisi teferruattır. Iğdır gelecek önemlidir” deyip bir kenara çekilip birlik ve beraberliği sağlamamışlardır. Daha da bayıstlık edip Iğdır’ın geleceği ile oynamışlardır. Şimdi bile oynuyorlar… Tarihten ders almamışlardır…
Geçende gazeteci ağabeyimiz Hasan Gürel ile sohbet ederken kendisine CHP’den Iğdır birinci sıra milletvekilliği için teklif geldiğini kabul etmediğini söyledi. Etmeme gerekçesini de şöyle açıkladı.”Ben aday olursam en az CHP olarak 2-3 bin oy alırım kazanamam. Olan Iğdır’a olur Halbuki Iğdır’ın şu anda tek bir oy bile kayıp etme lüksü yoktur. Ben Iğdırlıya bayıstlık edemem edenlere bugün herkes beddua ediyor.”dedi.
Daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü; ”Geçen seçimlerde olanları ne çabuk unuttuk. Sen ben, makam mevki, kişisel çıkarlarını milletinin üstünde görenlerin yüzünden milletimiz siyasal yönden başsız kaldı. Bu kişiler yaptıklarının hesabını vermediler. Yanlışlarını görüp halkından özür dilemediler. Ne acıdır ki aynı insanlar yeniden sahneye çıkıp sen ben kavgasına devam etmek istiyorlar.
Yapmayın arkadaşlar, Azeri Türkleri Iğdır ‘ı sahipsiz bırakmayın. Gelin bir aday etrafında birleşelim. Geçmişten ders almadık mı? Ben bu konuda kendi üstüme düşeni yaptım. CHP Genel Merkezi ve CHP Iğdır il başkanlığı ve Iğdırlı vefalı dostlarım benim milletvekili adayı olmam konusunda teklif getirdiler, görüşmeler yapıldı. Maddi ve manevi yönden destekler verildi. Maddi ve manevi olarak bu göreve layık olduğumu, alacağım sorumluluğu yerine getirebilecek güvenilir kişi olduğumu, Iğdır’ın sorunlarını yıllardan beri kitaplarıyla, basındaki kalemiyle gündeme getirdiğimi, toplantıda önüme koydular, aday olmamı istediler. Bu arkadaşlarımın hakkımdaki düşünceleri beni mutlu etmişti. Bir hafta düşünme süresi istedim. Düşündüm, şapkamı önüme koydum, evet maddi ve manevi yönden hazırdım, Ama unutulan önemli bir olay vardı, milletine İHANET ETMEK, VAYIST OLMAK. Bu korku beni titretti, tüyleri diken diken oldu. Partime vefalı arkadaşlarıma hayır, ben halkıma böyle bir kötülüğü yapamam. Aday olmak istemiyorum dedim.
Neden Diye Sordular?
Kendi kişisel çıkarlarını düşünen, mevki makam için milletini temsilcisiz bırakan, milleti için birleşmeyi, bütünleşmeyi istemeyen, kişilerin yine sahnede olduklarını görüyorum. Azeri Türklerinin bir temsilcisi olacak. Tek bir aday üzerinde yoğunlaşmak varken, bölünüp parçalanmanın zararlarını görmemek neden... Milletimize yapılan haksızlık yetmiyormuş gibi birde ben ortaya neden çıkayım ki. Aday arkadaşlarıma ve Iğdırlı halkıma sesleniyorum. Yapmayın eylemeyin halkımızı mağdur duruma düşürmeyin VAYIST OLMAYIN “
Doğru söze ne denir… Iğdır’ın kaderi ile oynayan bayıstları–vayıstları Allah Islah etsin.