Orhan ARAS
Birand ve Ötekiler
“ Birand yine Birand’lığını yaptı ve Hürriyet gazetesindeki köşesinde Türkiye ile Azerbaycan arasına kara kedi sokmaya çalıştı. O bunu hep yapıyor. „
Nedense Ermenilerin samimiyetine ve dostluğuna daha çok inanıyor. Tabiî ki inanabilir buna bir diyeceğimiz yok. Azerbaycan’la Türkiye arasındaki ilişkiye başka gözlerle bakma hakkına da sahiptir.
Yalnız tehlikeli olan, Birand ve onun düşüncesinde olanlara göre Batılılar hep haklı, samimi, adaletli, demokratiktirler. Bizler ise onları anlamaktan aciz ve aptalız. Açıkça yazmasalar da şuur altlarındaki düşünce budur. Bu ise, ne yazık ki Türk entelektüellerinin tedavi edilmez bir hastalığıdır.
Halbuki olaylar Birand gibilerin anlattığının tam tersidir. Batılılar için haklı olup olmamak hiç de önemli değildir. Onların hayata, dünyaya, ülkelere, insanlara bakışları için kendi gözlükleri vardır ve o gözlüklerden başka bir gözlük kullanmazlar. Bu sadece geçmişte böyle değildi. Şimdi de böyledir ve gelecekte de böyle olacaktır.
Türk denince, İslâm denilince, hattâ Asyalı, Afrikalı denildiğinde bile Batılının değişmez fikirleri vardır. Ne kadar delil, ispat, hak ve hukuk diye bağırsanız bu görüşleri asla değiştiremezsiniz!
Onlara göre Ermenistan Azerbaycan’ın topraklarını işgal etse de haksız olan Azerbaycan’dır. Bu nedenle işgalciye değil mazluma, yani Azerbaycan’a ambargo uygularlar. Yine Kıbrıs’da neler olmuş, Rumlar ordaki Türklere nasıl zulmetmiş bu da onların dikkat merkezinde değildir. Sadece Türklerin Kıbrıs’da işgalci olduğunu yayarlar o kadar. İsrail hakkında kınayıcı bir kelimeden bile kaçınırlar. Arşivde 1974 tarihli bir Bild gazetesi görmüştüm. Bilindiği gibi Bild gazetesi Almanya’da en çok satılan gazetedir. Arşivdeki gazetenin birinci sayfasında aynen şöyle yazıyordu: ‘Kanlı Türkler Kıbrıs’ta...’
Bir kaç yıl önce İsrael’in Lübnan’ı yakıp yıktığı günlerde en büyük Alman gazetelerinden birinin birinci sayfasını miğferli, asker elbisesi içinde güzel mi güzel bir İsrael’li kadın askerin resmi yayınlanmıştı. Kadın askerin gözlerinden yaşlar süzülüyordu. O resmi gören mutlaka, Lübnan’da ölen binlerce masum çocuğun dramına değil o masum yüzlü kadının gözyaşlarına üzülürdü...
Batı ne yazık ki budur!Peki Batı’da adaletli, masum, gerçek hümanist insan yok mudur? Tabiî ki vardır ve milyonlarcadır. Ama onların bu propoganda kirliliğinde seslerinin duyulması mümkün değildir.
Rahmetli Cemil Meriç, Türk aydını için çok çarpıcı bir ifade kullanır. ‘Türk aydını, Batı’nın yeniçerisidir’ diye yazar. Bilindiği gibi yeniçeriler müslüman yapılmış Avrupalıların çocuklarıydılar. Şair Atilla İlhan da buna yakın sözler söylemiştir. Birand gibilerde bu yabancılaşmayı ve olaylara Batı gözlüğü ile bakmayı sık sık gözlemlemekteyiz.
Türkiye’de durum böyle iken, Türklerin yaşadıkları başka ülkedeki durum bundan farklı mıdır sanki? Azerbaycan’da da Birand gibilerin zihniyetinde olan bir sürü aydın vardır.
Hálâ Rus mentalitesi ile hareket eden, kendi halkına, kendi tarihine yabancı, Rusya’yı Türkiye’den daha yakın bulan nice aydınlarla (!) karşılaştım. Hattâ bir kısmının içinde Türkiye’ye karşı gizli bir düşmanlık olduğunu bile gördüm.
Türkiye’de Azerbaycan bayrağına yapılan saygısızlık sonrası Azerbaycan’da bu görüşteki insanların Azerbaycan’ı Türkiye’den uzaklaştırmak için nasıl canı gönülden çalıştıklarının, mal bulmuş Mağribî gibi nasıl sevindiklerinin ve ellerini oğuşturduklarının şahidi oldum.
Bu durum, millet olarak (İster Türkiye’li, ister Azerbaycan’lı olsun) bizim hálâ kendi kimliğimizi bulamadığımızı gösterir. Hálâ kendimize yabancı, hálâ kendi meselelerimizden uzağız. Halkımızın dertleri, geleceği için kendi görüşlerimizden, kendi vicdanımzdan, kendi ölçülerimizden uzağız.
Birand ve ötekiler devamlı memur oldukları işi yapacaklardır. Önemli olan bizim akılla, insafla ve duyarlılıkla onlardan daha fazla çalışmamız, düşmanların kuyusuna su taşımamamızdır.
Bu sitede yer alan bilgiler www.IGDIRLI.com adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.