Hasan TUFAN
Taksim'de 'Ermeni Açılımı' Darbesi
 
“ Şu darbe bu darbe... Gerçek şu ki, en acı ve de utanç verici darbeler, 24 Nisan'da Taksim ve Haydarpaşa'da yaşandı. „
Hem de sözde aydınlar ile bu vatana ve de Türklere şaşı bakanlar tarafından sahnelendi.
Hem de utanç veren demokrasi tabalesi ve yüz kızartan fikir ve düşünce özgürlüğü gölgesinde...
Taksim'e bakarken utandık!..
Haydarpaşa'ya bakarken utandık!..
Orada sahnelenen sözde Ermeni yalanlarını dinlerken utandık!
Türk düşmanı emperyalist oyunları bu ülkede sahneleyen uyduları izlerken utandık!
Evet evet, utandık ki ne utandık!..
Çünkü kendi halkına fikir ve düşünce özgürlüğünü çok görenler, sözde açılım adına Ermeni saçmalığına göz yummuşlardı.
Çünkü giderek dünyada yerle bir edilmeğe çalışılan ''Türklük''
olgusuna gaz verilmiştir.
Ülkemde ve de ülkem dışındaki insanlarımızın başı eğilmiştir.
Üniversiteleri suskun, sivil toplumları ve medyasi suskun, Cumhuriyet ve de Atatürk sevdalıları tutkun ülkemde, demokrasi denen şeyi sadece hainlere kiraladığımız için utandık!
Bıraksınlar artık şu darbeyı bu darbeyi...
Gerçek darbe Ermeni'ye ses ve nefes olanlarca 24 Nisan 2010'da Taksim'de ve Haydarpaşa'da yapılmıştır.
Daha nice mekanlarda sergilenmiştir.
Bu utanç görüntüleri:
Ata yurdumuza darbedir.
Türk onuruna darbedir.
Savunduğumuz gerçeklere darbedir.
Çanakkale'de zafere ulaşarak, samsunda şahlanan bir ulusa darbedir.
Kurtuluş savaşlarıyla yeniden doğan Türkiye Cumhuriyeti'ne darbedir.
Çünkü söylenenler iftiradır, atılmış çamurdur, lekedir. Tüm Türk dünyasına isyandır.
Sömürü dünyasının içimizdeki kiralık maşalarıyla sergilediği tarihi ayıptır.

TÜRKLERİN ONURUNA DARBE

Kendi meydanlarımızda bize soykıran katil diyorlar.
Yani dedelerimizi katil, bizleri katilllerin evladı, gelecek nesillerimizi de katillerin nesli olarak damgalama işi var.
Oysa dış ve iç hainler çok iyi biliyor ki, Türkler asla Ermenilere soykırım uygulamadı.
Ne var ki, Çanakkale'den yenik ayrılan ingiliz sapıklar bir acayip ve de düzmece yalan uydurarak '' Sözde Soykırm'' senaryosunu başlattılar.
Bu oyunu önce Ermeniler sahneye koydu. Sonra tüm Türk düşmanı yabancılar.
Oysa işin içinde olan Rusların sesi hiç çıkmadı. Oysa Rusların arşivindeki raporlarda, Ermeni soykırımı gibi yalanar değil, gerçekler vardı.
O gerçekler; savaş döneminde Türkleri arkadan vuran Ermenilere aitti.
O gerçekler sadece yolculuk esnasında ölen Ermenilere aitti.
Ama tüm bunlar göz ardı edilerek, özellikle 1960'lı yıllarından itibaren bir uyduruk soykırım konusu geldi gündemlerine.
Ermeniler ülke ülke yalan yazdı. Bizim siyasiler sustu.
Derken yıl 2010...
''Ermeni Açılımı'' derken, Taksim'de de tepemize vurdular.
Biz gülerek futbol sahasında galip geldik. Ermeniler ise dünya sahasında galip geldi.
Giderek hem kendimiz batıyoruz. Hem de Azerbaycan'ı batırıyoruz.
Artık Karabağ konusunda Ermeniler daha şimardı. daha da bitleri kanlandı.
Herkes onlardan yana, herkes onlara dönük. İçimizdeki hainler de öyle...
Devlet böyle mi yönetilir?
Devlet birkaç yandaş medya ile kimi çıkarcıların şakşakçılığı ile mi ilerler.
Devletin onuru böyle mi korunur?
Her şeyin yerlerde süründüğü ülkemizde, onurumuz da yerle bir...
Kafamıza ve yüreğimizedir bu darbeler.
Her bir yanımız kan içinde.
Darbe var darbeden içeri.
İster adına ata yurduma leke çalan ''Ergenekon'' desinler!..
İster adına demirden türemiş ''Balyoz'' desinler!..
Henüz ortada bir şeyler yok.
Şu telefon, bu ziyaret, şu miting, şu askeri tatbikat...
İddialar... İddialar...
Adalet bekleyen nice onurlu canlar
Ne demiştik!..
Darbe var darbeden içeri...
Yeter ki, görelim, yeter ki duyalım ve de bilelim.
Her açılımda bilelim...
Ermeniler adına Taksim'de bağıranları gördükçe...
Ermeniler adına Haydarpaşa'da Türklere kara çalanları duydukça...
Bilelim artık bilelim!..
Bilelim ki, giderek küçülen ülke, giderek güçülen millet olmaktan kurtulalım!..
Bu sitede yer alan bilgiler www.IGDIRLI.com adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.