Son Dakika :
Anasayfam Yap     -
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Sinan Oğan ve MHP Gerçeği

Sinan Oğan ve MHP Gerçeği
Dün Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ı okuduğumda bir anda irkildim. Biz değerlerimizi öğütme değirmeni miyiz dedim içimden.
25.09.2015 / 17:11

Dün Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ı okuduğumda bir anda irkildim. Biz değerlerimizi öğütme değirmeni miyiz dedim içimden.

Bilgi kirlilikleri ile ilgili Sinan Oğan'la yaşadığım bir anımı anlatarak konuya girmek istiyorum. Sinan Oğan Milletvekili olduğu yıllarda, benim sosyal paylaşım sitesi facebook'ta yaptığım bir paylaşıma yorumlar yazılmaktaydı. Yorumcuların kimisi Sinan Oğan'ı Genel Başkan adayı görmek istiyorlardı, kimi MHP sözcüsü, kimisi genel başkan yardımcısı falan diye yazılmıştı.  Doğrusu çok önemsemediğim için yapılan yorumları silme gereği de duymadım.

Hemen ardından Azerbaycan'da bulunan Sinan Oğan beni aradı ve aynen şöyle dedi: "Gardaş senden ricam o yorumları sil. Şimdi çıktısını alıp sanki ben yazdırıyormuşum gibi arşivleyecekler." dedi.

Bende hemen yorumları ve paylaşımı sildim.

Ahmet Hakan'ın da yazısında yer alan Oğan'ın açıklamalarında, Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli'ye benimle alakalı bir takım sözde bilgiler ve belgeler sundular.  Sunulan bilgi ve belgelerin tamamı sosyal medya bilgi ve belgeleriydi. Ve bunu yapanlar beni ekarte edip görevde yükselmeyi hedefliyorlardı. Benim ihraç edilmemi sağladılar ama, kendileri görevde yükselemediler diye anlatıyor.

Ahmet Hakan'ın, Sinan Oğan'la yaptığı söyleşiyi okuyunca, doğrusu bir an durup düşünmek istedim.

Peki Sinan Oğan ne diyor açıklamasında: "Ben Ülkücüyüm ve Milliyetçi Hareket Partisi mensubuyum. Bu seçimde de partime oyumu vereceğim ve partime çalışacağım. Beni sevenlerinde partimize oy vermesini ve çalışmasını istiyorum diyor."

Yani bu sözün üzerine söylenecek tek söz,  Sinan Oğan'ın ihraç kararının kaldırılması, partiye dönüşünün sağlanması ve Genel Başkan Sayın  Dr. Devlet Bahçeli'nin huzuruna çıkarak gerçeklerin söylenildiği gibi olmadığının beyan edilmesidir.

Eğer ki bir kişi partiden ihraç edilmesine rağmen, partisine küsmüyor, partisiyle birlikte hareket ediyorsa ve her platformda yine partisini savunuyorsa, ben ve beni sevenlerin oyu MHP ve adaylarının yanında olmalıdır diyorsa, bence bu işi uzatmanın, kendi insanlarımızı öğütmemizin hiçbir manası  yoktur.

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, elbette her konuyu kendisi araştırıp öğrenemez, veya her konuya vakıf olamaz. Etrafında bulunan danışmanları, (a) takımı bu verileri toplar ve genel başkana sunarlar. Muhtemelen Sinan Oğan'la da ilgili veriler toplanırken "nefis" yapılmış ve medyatik, ne söylediğini bilen, partisine asla ihanet içerisinde olmayan bir kardeşimizin dışlanmasına vesile olunmuştur.

Bu gerçekleri görmemiz gerektiğine inanıyorum.

1 Kasım seçimlerine sayılı günler kaldı.

Bir oy alabilmek için gitmedik kişi, çalmadık kapı bırakmayan adaylarımız, yoğun bir tempo ile çalışmakta, partilerinin oylarını artırma gayret sarf etmektedirler.

Sayın Genel Başkanımızın hoşgörüsüne sığınarak, Iğdır'ın ve Türkiye'nin değeri olan, Sinan Oğan'ın sahaya inerek aktif siyaset yapmasını, bu bağlamda, doğduğu, vekil seçildiği Iğdır'a davet edilmesini ve safların sıklaştırılarak çalışılması gerektiğini öneriyorum.

Hatta bu öneriyi Milliyetçi Hareket Partisine ömrünü vermiş olan, bu uğurda cefa çekmiş olan, gecesini gündüzünü partisine adamış olan tüm dava arkadaşlarımıza yapmamız gerektiğine inanıyorum.

Ben kırgınlıkların, dargınlıkların bir tarafa bırakılarak, safların sıklaştırılması için, Iğdır'ın birlik ve bütünlüğü için, yarınlarımızın daha güzel olması için, Sinan Oğan'ın, Mikail Göleli'nin, İsa Yaşar Tezel'in, Hanifi Yıldırım'ın, Necati Okut,  Rahim Azeroğlu'nun, Heyyet Vural'ın, Ekber Yeşil'in, Şamil Ayrım'ın,  Abbas Bozyel'in, Sönmez Beyoğlu'nun, Timur Selçuk'un, Sefer Karakoyunlu'nun, Gündüz Güneş'in, Dursun Akdemir'in,  Sabri Aras'ın, Tağı Toktamışoğlu'nun, Oktay Erol'un ve şimdi ismini anımsayamadığım değerlerimizin Iğdır'a davet edilmesini, güç birliği oluşturulmasını öneriyorum.

Elbette siyaset toplumun en hassas olduğu ruh hallerinin tezahür ettiği anlardır. Bu hassasiyetin farkında olarak, öncelikle atacağımız her adımda aklıselim olmalı, kırıcı olmamalıyız. Unutulmasın ki, günler geçecek, herkes yüz yüze bakacaktır.

Cabbar Şıktaş - http://yesiligdir.com/yazar/yazi/7255



Etiketler:
Bu haber toplam 2249 defa okundu
YORUMLAR

igdirli.com
Copyright © 2013 Iğdırlı Medya Grubu Tüm hakları saklıdır.
IĞDIRLI.COM Yerel Haber, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı.
igdir habereqteq